MENÜProf. Dr. Betül Bozkurt+90543 115 10 10Hasta Yorumlarıİletişim
Prof. Dr. Betül BozkurtProf. Dr. Betül BozkurtMeme ve Endokrin Cerrahisi
Genel Cerrahi Uzmanı
Paratiroid Bezi Hastalıkları

Paratiroid Bezi Nedir? Nerede Bulunur?

Paratiroid bezleri tiroid bezinin hemen arkasında, tiroid bezine bitişik, soluk borusuna (trakea) yakın yerleşimlidir.

Normalde % 80 oranında, 4 adet paratiroid bezi bulunur. Ancak nadiren daha fazla sayıda ya da daha nadir olarak daha az sayıda olabilirler.

Embriyolojik (anne karnındaki) gelişimlerinde kat ettikleri yol nedeniyle, normal yerleşim yerleri dışında boyunda farklı konumlarda ve üst mediastende (göğüs kafesi içinde anatomik bir bölge) de yerleşebilirler. Bu değişik yerleşimleri paratiroid hastalıklarının cerrahisinde önemlidir.

Deneyimli bir paratiroid cerrahi ve paratiroid cerrahı gerektirirler.

Paratiroit bezleri 3-7 mm büyüklüğünde, maksimum 40-50 mg ağırlığında çok küçük bezlerdir. Nadiren tiroid cerrahisi sırasında yanlışlıkla çıkarılabildikleri gözlenir.

Paratiroid Hormonu (PTH) Ne Yapar?

Hücre dışı kalsiyum (900 mg) tüm vücudumuzdaki kalsiyumun sadece % 1'ini oluşturur.

Vücudun kalsiyum depolarının çoğu iskelet sisteminde tutulur. (%98 kemikte)

Paratiroid Bezi Hastalıkları

Paratiroid bezlerinin ürettiği parathormon (PTH) vücutta kalsiyum metabolizmasının ve dengesinin düzenlenmesinden sorumludur.

PTH, kemik yapımını ve yıkımını kontrol eder. Böbreklerden kalsiyum emimimini ve aktif D vitaminin sentezini artırır.

Aktif D vitamini yapımını artırarak, barsaktan kalsiyum emilimini artırır. Kan kalsiyumu düştüğünde kemikten kalsiyumu ayırarak kana verir ve kalsiyum dengesini düzenler.

Paratiroid bez hücreleri, hücre dışı iyonize kalsiyum (Ca++) düzeyine aşırı duyarlıdırlar. Ca+2 düzeyindeki %1-2’ lik bir azalma PTH salgısında artışa neden olur.

Plazma Ca+2 seviyesi değişiklikleri, PTH salgılanmasını ayarlayan en önemli mekanizmadır.

Parathormon kemiklerden kana Ca++ ve fosfat geçişini, kemik yıkımını arttırarak sağlar.

Ayrıca böbrekten geri emilimi uyararak, kan Ca+2 düzeyini arttırır. Kalsiyum metabolizmasında önemli olan fosfat ve bikarbonatın böbrekten geri emilimini de durdurur.

PTH Ca+2 düzeyini, kemik, böbrek ve barsakla düzenler. Kalsiyum dengesi için D vitamini de şarttır.

Hiperparatiroidi

Paratiroit bezinin en sık görülen bozukluğudur.

  1. Primer hiperparatiroidi,
  2. Sekonder hiperparatiroidi,
  3. Tersiyer hiperparatiroidi

olmak üzere üç formda ortaya çıkar.

Primer Hiperparatiroidi

Primer hiperparatiroidi (PHPT),PTH’ un artmış üretimi sonucu gelişir.

Kalsiyum tarafından baskılanmayan otonom (vücut tarafından kontrol edilemeyen) bir artış vardır. Sıklıkla yüksek saptanan kalsiyum seviyesinin araştırılması sonucu saptanır.

Pirimer hiperparatiroidi sıklıkla 50 yaş üstü, şikayeti olmayan kadınlarda ortaya çıkar.

En sık neden “adenom” lardır (%80-90).

Paratiroid adenomları, iyi huylu aşırı hormon üreten oluşumlardır.

Paratiroit adenomları genellikle tek bir bezde olur, ama % 20 oranında iki paratiroid bezinde ortaya çıkar.

%10-15 “Hiperplazi”ler nedeniyle PTH yükselir. “Paratiroid Hiperplazi” farklı hastalık grupları nedeniyle oluşabilir, birden çok bezi ilgilendirir.

Paratiroid Kanser”leri ise, %1-2 oranında ve nadir görülen durumlardır.

Primer Hiperparatiroidi Neden Olur?

Primer hiperparatiroidinin kesin nedeni belli değildir:

  • Boyuna düşük doz iyonize radyasyon,
  • Ailesel yatkınlık,
  • Böbreklerden kalsiyum kaçağı,
  • Lityum tedavisi,
  • Kalıtsal bozukluklar (MEN1, MEN2A, Jaw-tümör sendromu, izole ailesel hiperparatiroidi, otozomal dominant) gibi durumlarda ortaya çıkar.

Primer Hiperparatiroidi’ de Şikayetler, Belirtiler Nelerdir?

  • Halsizlik,
  • Yorgunluk,
  • Çok su içme,
  • Çok idrara çıkma,
  • Gece idrara çıkma,
  • Kas güçsüzlüğü,
  • Kemik ve eklem ağrısı,
  • Kabızlık,
  • İştahsızlık,
  • Mide bulantısı,
  • Mide ekşimesi,
  • Kaşıntı,
  • Depresyon,
  • Hafıza kaybı,
  • Böbrek ve safra kesesi taşları,
  • %50 hastada tansiyon yüksekliği.

Primer Hiperparatiroidi

Paratiroid bezleri embriyolojik (anne karnındaki) gelişimleri nedeniyle, boyunda ve üst mediastende (göğüs kafesi içinde bir bölge) farklı konumlarda yerleşebilirler. bu nedenle paratiroid bez hastalıklarının tanısı ve paratiroid bez cerrahisi özellik ve deneyim gerektirir.

Primer Hiperparatiroidi’ de Tanı Nasıl Konur?

Kanda kalsiyum ve parathormon (PTH) düzeyinin yüksekliği, ultrasonografi ve MIBI sintigrafisi ile paratiroid bezlerin görüntülenmesi ana tanı yöntemleridir.

Bunlara ek olarak 24 saatlik idrarda kalsiyum atılımını ölçmek, kemik dansitometrisi (kemik yoğunluğunun ölçülmesi) veya direkt kemik grafileri ile kemiklerin eridiğini (osteoporoz) göstermek vb ek tetkikler gerekebilir.

Primer Hiperparatiroidi Tedavisi

Primer hiperparatiroidinin tedavisi cerrahidir. Paratiroid adenomunun çıkarılması (parartiroidektomi) iki yöntemle yapılabilir.

  • Standart yöntemde, boyun açılarak araştırılır, tüm paratiroidler gözlenir, hastalıklı olan çıkarılır.
  • Minimal invaziv yöntemde, adenomun olduğu tarafta yapılacak maksimum 3 cm' lik bir cilt kesisinden paratiroid adenomu bulunur ve çıkarılır.

Hangi yöntemle ameliyat yapılacağına deneyimli bir paratriroid cerrahi, hastanın durumuna, paratiroidin yerleşimine, hastalığın durumuna ve görüntüleme yöntemlerine göre karar verir.

Paratiroid ameliyatlarının başarısı:

  • Cerrahın deneyimine,
  • Tanının kesin olmasına,
  • Görüntüleme ile bezin yerinin doğru saptanmasına,
  • Ameliyat sırasında çıkarılan bezin doğrulanmasına,
  • Hızlı parathormon ölçümü ile bezin fonksiyonel olarak çıkarıldığının da gösterilmesine bağlıdır.

Sekonder Hiperparatiroidi

Sekonder hiperparatiroidi sıklıkla kronik böbrek yetmezliği olan, düzenli diyaliz programında olan hastalarda karşılaşılan bir durumdur.

Kronik böbrek yetmezliği dışında, Vit D eksikliği, Magnezyum düşüklüğü, osteoporoz, emilim bozuklukları ve bazı ilaçlara bağlı olarak da meydana gelebilir.

Sekonder hiperparatiroidide tanı primer hiperparatiroidi (PHPT) ile ile aynıdır.

Sekonder hiperparatiroidide tedavi, asıl olarak nedenin ortadan kaldırılmasına bağlıdır.

Kronik böbrek yetmezliği gibi düzeltilemeyecek veya çok ilerlemiş durumlarda (bezler otonomi kazanıp kendi kendilerine fazla çalışmaya başlamışlardır) cerrahide 4 bezin çıkarılması ve bir parça paratiroit bez dokusunun yeniden vücuda yerleştirilmesi (ototransplantasyon),3,5 bezin çıkarılması 0,5 bezin yerinde bırakılması gibi çeşitli yöntemlerle uygulanabilir.

Boyunda büyümüş tüm paratiroid bezlerinin bulunması ve cerrahi olarak çıkarılması önemlidir.

Hipoparatiroidi

Kan parathormon (PTH) düzeyinin düşük olması durumudur. PTH düşüklüğü nedeniyle kan kalsiyum düzeyi dengelenemez ve kanda kalsiyum düşer. Kalsiyum bütün hücrelerin metabolizmasında görevli olduğu için, kalsiyum düzeyinin düşüklük derecesine bağlı belirtiler ortaya çıkar.

Hipoparatiroidinin (PTH düşüklüğünün) en sık nedeni cerrahi girişimler nedeniyle (tiroid ameliyatları, boyun lenf bezlerinin çıkarılması ve baş boyun cerrahisi vb) paratiroid bezlerinin hasar görmesi ya da cerrahi girişim sırasında yanlışlıkla ya da hastalığa bağlı olarak çıkartılmalarıdır.

Geçici ve kalıcı olmak üzere iki şekilde ortaya çıkarlar.

Hipoparatiroidi sonucunda kan kalsiyum düzeyi düşer. Genellikle başlangıçta ağız çevresi ve parmaklarda uyuşma karıncalanma yakınmaları ile başlar. Kan kalsiyum düşüklüğü ilerlediğinde ve kalsiyum düzeyi çok düştüğünde kas krampları görülebilir.

Geçici Hipoparatiroidi formunda, ameliyat sonrası paratiroid bezinde ortaya çıkan hasar vücut tarafından tamir edilir ve paratiroid bezinin fonksiyonu normale döner. Yeterli düzeyde PTH üretimi ile kan kalsiyumu dengelenir ve şikayetler geriler ve normale döner.

Kalsiyum düşüklüğü sırasında hastalara, ağızdan ve akut dönemde damar yoluyla kalsiyum desteği sağlanabilir. D vitamini ile kalsiyum metabolizması desteklenir.

Kalıcı Hipoparatiroidi formunda ise, paratiroid bezlerinin tümü çıkarılmışsa veya hasarlanmışsa ve fonksiyonunu geri kazanamazsa, ortaya çıkan PTH eksikliği ve kalsiyum düşüklüğü durumu süreklilik kazanır. Kalıcı hipoparatiroidizm olgularında kalsiyum ve D vitamini desteği ömür boyu devam eder.

Daha fazla bilgi için; doktorunuza danışınız. Randevu ve tedavi hakkında bilgi almak için; 0543 115 1010 bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hasta Yorumları
  • Mesleki birikimi mükemmel.

    Dr. Betül Bozkurt meme ve tiroid hastalıkları konusunda bilgi, beceri ve mesleki birikimi ile mükemmel, doktor hasta ilişkilerinde olağan üstü pozitif, hastasına sunduğu seçeneklerle {...}

    20 Ağustos
  • Hakkınızı ödeyemem iyiki varsınız.

    Yaşı oldukça ileri olan anneme meme kanseri teşhisi konulduğunda ne yapacağımı bilemez durumdaydım. Bilgisine ve aklına güvendiğim hekim yakınlarım Betül hocamla görüşmemenin doğru ol{...}

    19 Ağustos
  • Annem sağlığına kavuştu.

    Merhaba, Anneme konan meme kanseri teşhisinde tedavi tüm memenin alınması idi. Bu süreçte ulaştığım Betül hanımın değerlendirme ve yönlendirmesi ile memesi alınmadan sadece kanserli d{...}

    18 Ağustos
Tüm Hasta Görüşleri
Prof. Dr. Betül BozkurtProf. Dr. Betül BozkurtMeme ve Endokrin Cerrahisi
Genel Cerrahi Uzmanı
0543 115 1010